Bu içerik tarafından oluşturulmuştur.

o kadının adı yok

kum tanelerinin bile yayılışında bir mana vardır bir düzen , rastgele dizilmiş olduklarını mı düşünüyorsun sen hala .

ama efendim diye kesecek oldum sözünü , daha bitirmedim dedi gözleri sol alta kaydı kalbinini teğet geçip ( bunu herkes bilir , bir şey anlatırken ve ya anımsarken sol alta bakarız sonra yavaşça göz kapaklarımızı kaldırıp belli etmedim inşallah kaygısıyla ; sanki aklımız okunuyor ve yahut sesli mi düşünüyorum ? tebessümle birleştirir , devam ederiz her ne diyorsak . bir kaç saniye alan bu haraket istemsizdir , eğer okumasını biliyorsanız hüzünlü bir an olduğunu söyleyebilirim ) bak kızım dedi bana , artık her ne düşündüyse onu telaşlandırmış olacak . hiç bir şey öylesine olmaz , sen şu an yarım metre uzağımda yatak odama koymayı düşünüp aldığım ve mutfaga yakıştığına karar verdiğim mavi sandalyemin üzerinde oturuyorsan ,

sen oturacaksın diye buraya konulmuş ve hatta üretilmiştir o sandalye .

aklından bu kadının iyice abarttığını , saçmaladığını ve biran önce kalkıp gitmen hatta hiç gelmemen gerektiğini düşünüyor olabilirsin . ama burada var olmuş olduğun gerçeğini ikimiz de , mavi sandalye dahil üçümüzde unutmayacağız. bırak sana yardım edeyim , çünkü benim hayata geliş amacım bu . yardım etmek , yarabandı olmak kurutana kadar acı veren ne var ise sana , orada kalmak . sonra kendiliğimden kayar giderim . bu sözlerinden etkilenmiştim , kabul etmem gerek .bayılmaya yakın etrafın karardığı bir an olur ya hani ruhunun yükseldiğini hissedersin öyle bir durakladım ses tonunun değişimiyle, ne demem gerektiğini düşünürken . akıl almaya geldiğim bu kadın henüz derdimi bile sormamıştı , dalga geçtiğini düşündüm doğal olarak . sıkıntımı bilmeden çözüm mü bulacaktı bir de . bilmiyordum sonrasında beni nasıl şaşkına çevireceğini . kalkıp bir kahve daha yaptı kendine , yaşına göre çarpıntı yapacak kadar çok içiyordu . anlatmaya başladı sonrasında ,

ben insanların özel hayatlarını merak etmem , anlatılmak istenmediği sürecede katiyen sormam . bazı zamanlar anlatılırken yarıda kesip anlatmamasını istediğim insanda çoktur . sen hiç başlama diye söylüyorum bunu, anlatmaya . yaralarının yerlerini bilirsen insanların , kanatmaktan başka bir şey olmaz yapacağın . hep iyi günler görecek değiliz ya , olur da sinirli bir anıma denk gelir ve ağzımdan kaçırıveririm , onun canını yakıp üstünlük sağlamak için yarasına tuz olurum diyekorkarım .diğer bir sebebi de güzel kızım , kızım diyorum alınmıyorsun inşallah annen olmak için genç sayılırım ama bazısı doğuştan anne doğar . ne diyordum diğer bir sebebi de , tanımak için fazla soru sorduğunda iyisiyle kötüsüyle , en sevdiği yemek belki . sende birden o yemeğe bayıldığını zannetmeye başlarsın , bir kaç kötü olayını anlatınca sana yine zannedersin ki ne kadar yakın görüyor beni bir daha hiç ayrılmayacağız. yarasına derman olayım derken kendini kanatırsın üstüne kendini unutursun , onun o an ihtiyac duyduğu herhangi bir şey olursun . değersizleştirip kendini o olmadan yani onun sana yüklediği anlamlar vazifeler olmadan kendini işe yaramaz bir kadın gibi görürsün . onun için aldığın pijama takımları anlamını yitirir çöp olarak görürsün . neden pijama takımı dedim bilmiyorum , bu da bilinçaltımın bana bir oyunu muhakkak . bir insanı tanımak istiyorsan sesini tanıyacaksın bakışını tanıyacaksın onu dokunuşundan gülerkenki duraksamalarından tanıyacaksın , soru sormamana gerek kalmasın diye . insanlar hep anlatır güzel kızım , o kadar çok şey anlatırlar o kadar güzel sözler verirler ki , şimdi dikkatle bana bakan o boncuk gözlerin mutluluktan dolar , ister istemez inanırsın . ben senin gözlerini tanıdım , gözlerinin bana dediğine göre acıyarak bakıyormuşssun artık bana , neler yaşamıştır kim bilir bakışı bu , bilirim .çok daha ağır hitamlarda da bulunuldu şimdi kızartma yanaklarını utançtan , utanmak hala insan kaldığının belli eder . utanması olmayan insan kendi ayaklarıyla gelir mi buraya , bende ki de laf . ilerleyen yaşıma rağmen , senin deyiminle neler yaşadıysam artık önceleri , emin olduğum tek bir şey var bu hayatta ;

kötü yollar yoktur kötü insanlar vardır . kötü insanları seven güzel kalpler vardır . hatayı herkesten önce kendisinde aramayı bilen insanlardır onlar , sende onlardan birisin , ki burdasın . karşı tarafa bir şey söylemeden günlerce gecelerce kendini yiyip bitirmişssin , yanlış bir adım atmamak için de , ayağının altında mayın varmış gibi öylece haraketsiz kitlenmişsin .

Bu anın onda bir yaşanmışlığı olduğuna emindim , sesinden tanıdım . iç çekişini hissettim ve gözleri ikinci sefer sola kaydı . içimden hem acıyordum ona hem de özeniyordum , neden özeniyordum sanki ? bu cümleleri kitaplardan ezberlenemeyecek kadar yalın ve tekti . onun kadar yaşamış , kötü şeyler mi görmek istiyordum içten içe , hayır hayır . benim bünyem zayıftır kaldırmamam , kendine gel topla kendini , utanmasan boynuna sarılacaksın , geçti ben varım artık diyeceksin . yine yapıyorum kahretsin yine yapıyorum aynı şeyi , bana biraz ilgi gösteren biraz dilimden anlayan herkesle bağ kuruyorum sanki bana çok ihtiyacları varmış gibi . yaşıma göre bende çok akıllı bir kadın sayılırım , istediğim erkeklerle görüşmüşümdür hep , hem güzelim . sergi açmaya yetecek kadar iyi de resim çiziyorum , yetenekliyim canım ben . kültür desen okumaya bayılırım , mezun olduğum okullar da ortada , arkadaş ortamında da akıl danışılan bir ben varım . peki neden hala buradayım neden geldim ben ? bu kadarı da fazlaydı artık , eminim beynimi okuduğuna ,” neden mi burdasın ? dedi . seni buraya getiren bir nedenin vardı şimdi onu bile hatırlayamıyorsun değil mi ? değersizleşti gözünde her ne ise , benim kederime daldın , küçümsedin kendikini . hayatında yer alan her insanı anlattıklarıma göre ayırdın birbirinden . bazen ihtiyacın olan bir kaç geri adım atmaktır , kaldır ayağını mayından ve bir adım geri çekil . bir şey yapmış olmak için sadece gözün kapalı koşma ilerlemek pahasına , önemli olan hangi yöne gittiğimiz değil midir ? eğer hiç bir şey yapmazsan , bir şey yapma şansın olur hala , bu umuttur . bir kelime etmek için günlerce uyumadan düşündüğüm zamanlar olur kimi zaman benim bile hala , hangi kelimeyi seçeceğimi bilemem . söylenirse geri dönüşü yoktur , bilirim . emin olana kadar düşünür sonra derim . biz insanların hayatında böyle kritik anlar olur , seni buraya getiren de o . Bizim gibiler sık sık Mona Lisanın üzgün suratını görürler . mor bir renktir , o kadar uzun süre ona kitlenip kalınca tonlarını ayırt edemez olursun hepsi aynı gelir gözüne , bir adım geri çekil . çok uzattım lafı farkındayım , zamanından daha da çalmak istemem , zaman sadece götürür güzel kızım , zamana bırakılan şeyler de öyle . hiç bir şey yapmadan beklemek aptalların işidir sadece , bu dünya da onlardan çok var. sen onlardan olma , senin burada olmanın sebebi de iyi bir insan olmak sadece , fazlası değil . bununla yaşamayı öğrenmek diye bir şeyde yok maalesef bunu etkisiz kılabilecek ,

tüm kötülükleri bilsen de sen nasıl acıtılır bilsen de can , yapamazsın .

iyilik kötülüğü bilmeyen değil , bilipte yapmayandır . uzaktan bakmayı dene sadece , ve bol bol yürü hiç durmadan nereye gittiğini bilmeden . doğru insana yanlış davranacağına , yanlış insana doğru ol , baktın ki inciteceksin birini uzaklaş . bu demek değildir ki eksik yaşa ,

sakın yanlış anlaşılma olmasın . inandığın her şeyi yap , seni gülümsetecek tatlı günahların olsun ve sakın korkma ; zalimin zulümden , sevenin ahı illa ki tutar .”

Aradan çok seneler geçse de bu lafları hiç unutmadım , bazı geceler rüyamda görürüm onu , ne zaman canımı sıkan bir şeyler olsa çıkar gelir . haklıydı galiba , o yarabandı olmak için buradaydı . insanlara iyi gelir , iyi hisstettirir zor anlarında , sonra da giderdi ya da biz nankörler kıçımız rahata kavuştuğunda aramazdık onu , hiç varolmamış gibi. biliyorum merak ediyorsunuz onun kim olduğunu onu nasıl bulduğumu , o bir kadın ve kadının adı yok . ihtiyacınız olduğunda gerçekten o sizi bulacaktır


FACEBOOK YORUMLARI


Tipsy Channel üzerinden yorum yapmak için oturum açmanız gerekmektedir.