sinema kategorisinde paylaşılan içerikler gösteriliyor.

-Güneş’e Yolculuk-

Bazen sadece durup anlamaya ihtiyacımız var. Öfkelerimizi, nefretlerimizi ve en önemlisi önyargılarımızı bir tarafa bırakıp anlamaya çalışmalıyız, belki böyle yapabilirsek hayat hepimiz için daha kolay olabilir.

Durup anlamanın en iyi yolu sanat ve edebiyattır. Tüm karmaşanın içerisinde görmediğimiz veya her yerde üstümüze üşüşen nefret söylemeleri arasında kendimizi kaybettiğimiz dönemlerde daha fazla

Göster bana!

Yeni politik durum ve ABLUKA

Türkiye sinemasının son yıllarda bir atılımı yaşadığını belirterek başlamak gerek yazıya. ülkenin sanatsal aktivitesinin politik ortamından ayrı tutulmayacağı gerçeğini göz önünden kaçırdığımızda sanatın değerlendirilmesinde yanlış yollara saptığımız gerçeğini görmezden geliriz. Sinemamızın büyük ustası Yılmaz Güney’in kişisel gelişiminin politik gelişimiyle paralel ilerlemesi ülkenin içinde bulunduğu siyasal ortamın sanattaki yansımasının biricik örneğidir.

Göster bana!

Vincent Gallo ve Buffalo 66

 

vincent’le tanışmam

Arizona Dream birçok güzel replikli ve güzel müzikli ve evet ironili bir takım çorapla asılmacaların olduğu güzel bir filmdi. Kaç sene oldu bilmiyorum, aklımda karakterlerin yalnız ve güzel özlü kelimeleri kalmamış.
Aklımda kalabilen tek şey Paul Leger’in (Vincent) sevdiği bir filmde, sevdiği sahnede,

Göster bana!

Masumiyet

Türk Sinema Tarihi’nin önemli filmlerinden birisi de Masumiyet filmidir. Bu filmi üniversitemin kütüphanesinde gördüğümde çok heyecanlanmıştım. Zeki Demirkubuz‘un filmleri hakkında pek fazla bir şey bilmiyordum o zamanlar. Zeki Demirkubuz‘u bu film sayesinde tanıdım diyebilirim. Muazzam bir film çekmiş.

Filmi büyük bir keyifle izledim. Haluk Bilginer, Derya Alabora

Göster bana!

Oscarlık bir yönetmen – INARRİTU

Kırmızı halıdan geçenler, katılanlar katılmayanlar, kim ne giydiler, kırmızı halının gazabına uğrayıp memeleri, edep yerleri açılanlar… Evet bir oscar mevsimine daha geldik. Bu yıl çok beyaz bulunduğu için eleştirilen oscar ödül törenleri bu eleştirilerin göldesinde yapılacak. Oscar adaylarına bakınca eleştirilerin hiçte haksız olmadığını düşünüyoruz elbette. umarız ırkçılığın sanata ve sinemaya

Göster bana!

Günlerin Köpüğü

Gunlerin_Kopugu_28Hayatımda ilk kez bir filmi keşke sinema ile ilgili teknik bilgim olsaydı diyerek izledim. O kadar beğendim ki bu havayı, bir kısmını kaçırmak pahasına yazmak istedim. İzlediğim ilk sahnelerin hatırı içimde kocaman bir heves doğurdu aniden. Hemen yazmalıyım diye düşünmekten

Göster bana!

Kill Bill: Volume 1

Quentin Tarantino’nun yönetmenliğini yaptığı Kill Bill Vol 1 filmi, yirmi birinci yüzyılın en iyi filmlerinden biridir bana göre. Bu filmi defalarca izlerim ve her seferinde aynı lezzeti alıyorum. Bu film başından sonuna kadar kalite kokuyor. Oyunculuklar, hikayenin muhteşemliği, yönetmenin çekim teknikleri, kullanılan görseller, kostümler kısacası her

Göster bana!

Dancer in the Dark

Dancer in the Dark filmi Lars von Trier tokat etkisi yaratan filmlerinden birisi. Yönetmenin filmlerine çekinerek yaklaşıyordum ama bunun yanlış olduğunu anladım bu filmini izledikten sonra. Dancer in the Dark filmi bir yandan olaylara karşı bakış açınızı değiştiyor, bir yandan da insanların gerektiğinde ne kadar çıkarcı olduklarını anlamanızı

Göster bana!