Bu içerik tarafından oluşturulmuştur.

Enstürmantal Sonbahar

Hayatımın en kötü zamanlarını yaşadığıma belki zaman geldi ve kendimi bile inandırdım, oysa o filmde yaşayan adamın dediği gibi “nereden biliyorsun hayatının geri kalanının en güzel gününün, bu kötü günler olmayacağını.” Ben bir piyanonun kenarında bekliyorum şimdi, evet belki dansa başlamışımdır. Havalar soğuk her vakit ve evet gene yazmaya başlamak geliyor içimden. Ciddi elim kolum ağrıyor yaşam manasını hissetmek gibi.. Mi notasına sanki ardı ardına 4 kere basıp ilgili majörünü pataklamışım. Nereden bilirim martıların hangi tarafa göç ettiklerini. Bi kibrit kutusu nasıl saklıyorsa ona zarar verecek olan şeyi. Fa La Do La Do Fa. Yeşilin bir tonu daha var ötelerde farkındayım. Gözlerim çok ağrıyor. Biliyor musun benim bi miktar hoşuma giden saçlarım dökülüyor istemli istemsiz. Her sabah boş kalmasını beklediğim yastık uzun uzun çizgiler çekmiş sanki geceden hayatına. Kulaklığım koptu, yol parası vermekten çaya para bulamadığım dönemlerim. Olsunlar da yüzmek istiyorum, hazır denize girememiş bir yaz geçirmişken. Bedenim o kadar seyahat ediyor ki bazı bazı ruhum yetişemiyor ona. Her gün şehrin bir diğer tarafında. Gecenin bilmem kaçında elinde 27 sayfalık bir dosya siyah çizgili beyaz arabadan iner gibi, kimi zaman yeşil yaprakların sararmaya başladığı o uzak ofisin bulunduğu semtten kendi direksiyonu kucağına almak istemişte, dikiz aynasından kendini gözler gibi.. Ama her bakıma kahve içmeye evine dönmüş gibi. Her an herkesi kırmak  istemeden yada bazılarını isteyerek çiğner gibi. Çay kaşığını kullanmayan insanların kaşıklarını saklayan adam gibi. Peçeteden gemi yapıp verdi o kadın. Ne kadar romantik bahriyeli bi er yada geç. Belki yanlış hikayeydi hatırımda ki, gitmekte olan suların üzerinde peçeteden bir gemi. Cüzdanımın içinde bir yerde küçük bir. Gül elbet ey halkım bu kadar ortada her şey. İnsanların ortak kullanım alanlarını ortak kullanan kalplerin içindeyiz. Hayatında küçük beyaz kağıtlara yer olmayan insanların ortasındayız. Bi yuvarlak yapıp ortasını karalayan insanlarız. Hadi bi kuyruk daha çekelim şu dört dörtlük yıldıza, yarım kalmışlığı o da tatsın. Bi kahvaltı sofrasında buluşmak nasip olsun. Pazarları sevmem albayım desem taşlamazsınız dimi beni. Bende bi kitap değilim ama anlaşılma ihtiyacı gütmüyorum en az bir böğürtlen kadar. Siyah beyaz fotoğraftan renkliye geçiş dönemimsin.

Piyanoyu boş bırakma, parmakların üşümesin.

Havalar soğudu.

Sobayı yaktım.

Hadi gel de kestane yapalım..

 

 


FACEBOOK YORUMLARI


Tipsy Channel üzerinden yorum yapmak için oturum açmanız gerekmektedir.