Bu içerik tarafından oluşturulmuştur.

Bir Toplumsal Gereksinim Olarak Mazoşizm

Bir toplumsal gereksinim olarak ‘mazoşizm

“Mütevazılık hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz,” diyor Nuri Bilge Ceylan.

Evet, mütevazılık bizde hep zayıflık olarak algılanır. “Fazla tevazu gösterme, gerçek sanırlar,” sözündeki gibi. Yine Bilge’ce şöyle açıklıyor tezini: “Kültürün bütün elemanları insanları şişinmeye, övünmeye, defolarını gizlemeye itiyor. Bu da çok ağır bir yük taşımamıza neden oluyor. Gizlenecek şeyler devamlı birikiyor. İtiraf kültürü gelişse, bunları söylediğimiz zaman takdir görebileceğimizi düşünsek bunları açığa çıkaracağız. Yükten kurtulacağız.”

Ortadoğu insanı zayıf yanlarını göstermekten her zaman kaçınır. Hatta zayıf yanını gördüğü insanı ezmekten haz bile duyar. İster dostu olsun, ister düşmanı. Kendi ve etrafındakinin zayıf yanını kabullenerek bunun üzerine çözüm üretmeyi bir erdem görebilecek bir gelenek katiyen yok.

Toplum içinde ise statünüze göre değerlendirilen bir konumdasınızdır. Karşınızdaki kendisinden –görece- aşağıda olduğunuzu anladığı anda sizin ona muhtaç olduğunuzu düşünen bir havaya bürünür. Dahası bir ırgatmışsınız gibi yaklaşır size. Şişkin egosunu ancak böyle tatmin edebilir çünkü. Restoranda garsona, otobüste yolcuya, okulda öğrenciye, hastanede hastaya… Herkes kendi küçük iktidarı çerçevesinde kendisinden küçük olanı ezmeye çalışmış. Hastalıklı bir övünç duymuş bundan.

Ne var ki uzlaşmaz insanlar böyle toplumdalar her zaman daha fazla hayranlık uyandırmaktadır. Çünkü mazoşizm artık bir toplumsal gereksinim haline gelmiştir. Yüzyıllarca padişahlıkla yönetilmekten gelen bir toplum için normal karşılanabilir. Padişah eteği öpmekle ve eteğinden artacak kırıntılarla var olmaya alıştırılmış bir toplumdur bizimkisi. Para ve statü ile her şeye sahip olabileceği düşüncesi daha çocuk yaşlardan çıkarken aşılanmaya başlar beyinlere.

Örnek: Temel bakkaldır:
Dükkâna giren müşteri rica eder:
“Affedersiniz Temel bey. Bir sigara rica edebilir miyim?”
Temel şaşkınlıkla kafasını kaldırır:
“Uşağum yoksa para vermeyece misun, niye kari gibi yalvarayisun?”

Doğrudur. Nasıl olsa bizde “Parayı veren düdüğü çalar” diye bir atasözü var. Akçenin her işi çözeceği fikri, bu sebeple hayranlık uyandıracağın, diğerlerinden daha üstün olacağın düşüncesi…

İşte burada insanın mütevazılığı devreye girmelidir. Çoğu kişi nasibini almamış olduğundan ve toplum da buna alıştığından aykırı bir davranışınız şaşkınlıkla karşılanacaktır. Eh, o zaman da bu alışkanlığınız ya takdirle karşılanacak ya da bazıları tarafından saflık olarak görülecek, kullanılmak istenecektir. Yani kaplanın ağırbaşlılığından pay çıkarıp kükreyen kediler ve önlerinde eğilen sürüngen fareciklerin hikâyesindeki gibi.

Evet, hayranlık uyandırıcı olan uzlaşmaz insanlardır. Ancak sadece asalak toplumlarda. Her zaman öylesine itilmişiz, kakılmışız, eleştirilmişiz, yenilmişiz ki kendimize olan güvensizliğimizden sesimiz kesilmiş. Sürekli azar işitmenin bir doğal sonucu. Padişahım çok yaşa özgüvensizliğinin güce tapınmaya ihtiyaç duyması. Artık ikili ilişkilerimizde bile temel mantalitemiz haline gelmiş. İnsanların muhtaçlığını, zayıflığını kendi ego tatminleri için fırsat belleyenler kalabalığı. Ülkemizin hatta coğrafyamızın kurulamadığı batağın gerçek tanımı budur diyebiliriz. Biraz da bu nedenle Erdoğan ve onun gibiler her zaman bu kadar tutuluyor ve bu kadar oy alıyor. 

Gündüz Vassaf köşesinde şöyle yazmıştı:

Onlar kendilerini dev aynasında görenler. Megalomaninin egemen olduğu patolojilerinin ifadesinde, mazoşist eğilimleri eşliğinde, ölümü göze aldıklarından vicdanlarında özüre yer olmayanlar. Hepimiz için ürkütücü olan, ülkelerini felaketten felakete sürükleyen bu kişilere dur diyemememizin tarihteki örnekleri. ;Tersine onları baş tacı etmemiz. Özür dilemeyen kişi ve toplumların sorunu vicdanlarının özürlü olması.” 01/06/2014 (Radikal)

Peki gerçek normalleşme için kaç yüzyıl daha gereklidir? Kim bilir…


FACEBOOK YORUMLARI


Tipsy Channel üzerinden yorum yapmak için oturum açmanız gerekmektedir.