Bu içerik tarafından oluşturulmuştur.

Benden bi kuple

Bu gün 26 Haziran 2016. Hayatımı mahvedicek olan adamla tanışalı tam 3 yıl olmuş. Dile kolay. Üç yıl. Bütün şarkılarımı, şiirlerimi, duygularımı, hayallerimi, umutlarımı tek bir adam üstüne kurdum ben. Tek bir adamı sevdim 3 yıl boyunca. Tek bir adamı tutkuyla öptüm ben. İlk kez birinin bana bu kadar yaklaşmasına izin verdim. Çünkü ben tam sevdiğim herkesi kaybettiğim ve yeni bir hayata adım atıcağım zaman tanıdım o adamı.
13 yaşındaki kız ne anlar aşktan sevgiden demeyin işte. Mathilda öğretti çoğumuza sevmeyi. O da beni sevdi aslında. Hayatında yerim vardı en azından. Beni aldattı. Affettim tabi. Çünkü seviyorum ya. O giderse naparım ya. Ah aptal ben. Ne olursa olsun bir daha asla kendimden taviz vermedim o olaylardan sonra. Terkedip gitti çünkü. Beni koskoca boşluğa attı. Gitti. Ben bittim.
Beni sevenlerle çıktım sonra. Bide seviyor gibi yaptım. Yazıklar olsun bana. Şimdi bakınca uzaktan benim o adamdan ne farkım var ki. Aynılarını yaptım bende salak gibi. Yalnızlığı seçtim bir süre sonra. Sessizliği …
Ben ondan sonra başlamadım sigaraya. Aptallığımın farkına varıp o koskoca şehiri bırakmaya karar verdiğimde bıraktım. 13 Haziran 2014 te yani. Muğlaya geldim. 2 tane bavul, 4 koli kitap,yarım bavul çizim ve söz defteriyle.
Huzur buldum tabi. Hesapta yani. Nah buldum huzuru. Attılar beni dağ başına, benim burda ne işim var diye kırk gün kırk gece ağıt yaktım. Saçımı kestim. O asla el değdirmediğim saçlarımı. Kalbimi bi süre aşktan uzak tutup, sevimli bir kız olmaya çalıştım. Sorunum yokmuş gibi davranmaya. İyi olmaya. İçimdeki şeytan ordusundan ve sinir harbinden kimseye bahsetmedim. Bide kırıklardan. Kendi yaramı kendim sardım.
Bipolar bozukluk başlangıcı tanısı koydular sonra. Uykularım kaçtı. Kabuslarım arttı. Sonra alkol baba geldi. Selamun aleyküm Hristiyan abla diyip, Hayatımın merkezine çadır kurdu. Alkol kullanınca sinir ilacı kullanmamak gerekir. Ben iyice kaydım.
Kelebek sıçma modunda gezip geceleri seri katillik yapıyordum. Kendimi ve hayallerimi öldürdüm. Kabul ediyorum. Beni ihbar edebilirsiniz.
Halam olmsa ben bir hiçtim belkide. Beni kendime getirdi. Hayatta hiçbir şeyi kafama takmamam gerektiğini 5 Şubat 2015 tarihinde öğrendim. Düzeldim. İyileştim. Özgürüm artık. Ailem yok. Param yok. Sevgilim yok.
Hatta sevdiğim bir insan bile yok. Herkese iyi yaklaştım ama. Sırlarını sıkıntılarını dinleyip yardım ettim. Beni bu günlere getiren o adam aslında. Bana bu sürede destek olanda halam. Bu aralar bayılmalarım arttı ama iyiyim. Bipolar bozukluğum falan da yokmuş. Sadece stres anında bayılıyorum ve sanatsal kişilikli kızım ben. Tiyatro, söz yazarlığı, seneryo yazarlığı, eksiz, müzikal yetenek, dans, esneklik… Her bok var bende. Ben bayılmıyımda kim bayılsın. Bünye kaldıramıyor. İşin şakası tabi bu.
Birkaç gündür derdime derman olacak kimseye sahip olmadığımı anladım. Sevmediğimi ve hiç sevilmediğimi. Hiç kimse ama hiç kimse tarafından kabullenilmemiş olduğumu anladım. Ayrılmayı göze alamadığım her şeyin ve her yerin hapishanem olduğuna inandım. Yemek yemeyi sevdiğimi ve Sigaranın zararlı olduğunu anladım. Bazen nefes alamıyorum da onun sayesinde. Yoksa ben kolay kolay bir şeyleri anlamam. 3 sene adamın birini sevdiğimi zannettim. Öyle sevmek mi olur be ? Ben sevdiysem millet uğuruna ölüyor. Ben sevdiğimi belli edemiyorum heralde. Sadece dışım değil içimde anlamıyor sevdiğimi. Sonra son bilet kesiliyor. Gemi kalkıyor. Şair ağlıyor. Kimse kalmıyor geriye. Ne ben, Ne Piraye, Ne Frida. Ölüyor O adamlar, Nazımlar, Diegolar. Tek tek soluyor papatyalar. Hoşlanıyorum bu ara birinden. Veya öyle zannediyorum. Buda içimde kalsın.
Aslında bende istiyorum. Biri olsun. Hiç gitmesin falanda olmuyor işte.
Vakti geçince ve son bilet kesilince görüşürüz sevgili dostlar. O zamana kadar bol bol sevin, gezin ve sigara için. Sağlıcakla.


FACEBOOK YORUMLARI


Tipsy Channel üzerinden yorum yapmak için oturum açmanız gerekmektedir.