Bu içerik tarafından oluşturulmuştur.

Baba Kız

Aile sözlük anlamının dışında benim ailem için aynı ifadeleri barındırmıyor.Her zaman kolay çiziliyor mutlu aile tablosu.Oysa içindeki kullanılan renklerin akışına bakmak kimsenin aklına gelmiyor.Benim babam hiç olmadı. Bu eşittir hiç kalbim olmadığı anlamına geliyor.Biz aile olmayı beceremedik.Bu ne demek biliyo musunuz? Parkta koşuşturan çocuğun yere düşünce kimsenin onu kaldırmaması gibi bir şey.Bu yaraların en hassas noktası.Bu hissettiğim hep dimdik durup,hayatın getirdiği tüm zorlukları tek başına gögüslemek,hep bir yerde tek başına olduğunu fark etmek.İnsan küçükken farkına varamıyor.Büyüdükçe parçaları birleştirince acı gerçeklerin farkına varıyosun.Ve insan büyüdükçe daha çok ihtiyaç duyuyor.Artık bazı şeyler için üzgün değilim.Sadece kırgınım.Böylesine narin,böylesine diplerde yaşayan,duygusal biri olucağımı hiç tahmin etmezdim.Ben acılarımdan beslenip,hissettiklerimi kâğıtlara karalıyorum.Ne ben ne de babam dediğim insan hayatlarımızı bilmiyoruz.Zaman geçerken daha çok hiçbir şey hissetmemeye ve ondan nefret bile etmemeye başladım yıllar önce.Şuan ise sadece önümde duran kocaman bir duvar var.Anlamını yitirmiş,bomboş bir duvar.Ne yazık ki nefeslerimiz bu kadar kısayken altı üstü baba kız olamadık.Ne kadar yazık ki kızının hiçbir şeyine tanıklık edemedi.İlk ağlayışımı.İlk hüznümü.İlk aşkımı.İlk mutluluğumu.İlk acımı.Ne de ben onun hissettiği şeylere tanık olabildim.Ve böyle debelenirken akıp gitti hayat.20 yaşıma geldim ve kalbimin ruhumun içinde ne fırtınalar kopuyor bir bilseniz.Bunlar sadece ağzımdan çıkabilenler.Bir de kalbimde yığılan, gittikçe biriken koru hiç sönmeyen ateş var.Bazen kendi yarattığım dünyaya dalıyorum.Orda her şeyin daha karışık olduğunu görünce ,hemen önümde duran cam gibi yansıyan hayatıma dönüyorum.Acı gerçekler her ne kadar canımı acıtsa da yavaş yavaş olgunlaştırıyor.Alıştırıyor.En acısı da her şeye alışmak zorunda olman.Benim hikâyem bu işte.Aslı ‘nın küçük dünyasından görülen kısmı bu.Hoyratlığım,bazen hırçın oluşum yaşadığım ve hissettiğim şeylerden ötürü.Hayatımda tek birşey istedim ya sadece tek birşey.Oda sarıp sarmalanmak.Ama yok olmayınca olmuyor.Hikâyelerimiz bizi biz yapan şey.Kimimiz aç.Kimimizin tutunacak dalı yok.Kimimizin sığınacağı bir bank bile yok.

Böyle durup bakıyorum,sonra okuyorum ve yeniden karalamaya devam ediyorum.Fark ettiğim şeylerin arasında; acılarımın beni olgunlaştırdığını ve gittikçe sessizleştirdiğini görüyorum.Çünkü ; artık kimseye kalkıp içimdekilerini anlatmaya kalkışmıyorum.Taa ki anlaşılmadığımı fark edene kadar.Susunca daha bi derinlere itelendiğimi gördükçe yine aynı doğrultuda yoluma devam ediyorum.
Bana hiç değişmeyen şeyler kalıyor.Bazen ne hissedeceğimi bilmiyorum.Öyle anlar geliyor ki bildiğim şeylerde değişiveriyor.O kadar çok isterdim ki bir babam olsun.Koşup ona sarılıyım.Birşey olduğunda beni bu üzdü diyip ,benim için nasıl telaşlandığı izleyip ,kendimi ne kadar güçlü görmeyi isterdim.Demek ki benimde kaderim de yeri dolmayan bu boşluk ,hayatımın her anında karşıma çıkıcakmış.Ve ne zaman birşey olsa bu tarifsiz sızı iliklerime kadar işlenip kendini hep hatırlatıcakmış.Böyle böyle büyüyorsun.
Böyle böyle herkesin karşısında yaraların sarılmış her şeye alışmış,üstesinden gelmiş gibi yapmayı öğreniyorsun.Böyle zamanlarda nefes almak zorlaşsa da bazı gerçeklerle yaşamak zorunda kaldığını fark edince dicek birşeyin kalmıyor.Gözlerini yere dikiyorsun.Sesini düzeltiyorsun.Ve o güçlü görünümlü kızı ortaya çıkarıyorsun.Ne kadar berecebilirsen işte.Ama ben tüm yaşadığım bu şeylerin üstünü kapatmayı tercih ettim.Sanki hiç böyle şeyler yaşamamışım gibi.Kaldırıp kalbimin bir kenarına koymayı tercih ettim.Çünkü;ne bir anı, ne bir fotoğraf karesinde yer almadık biz.Benim hissettiğim boşluk.Kırılganlık.

Ara sıra böyle tutunca bırakamıyorum ipin ucunu.Tam kalbimden hissediyorum sızıyı.Ve ardından şu sözleri ekliyorum aynanın önünde kendime.Alıştın.Geçti.Büyüdün.Sonra aynanın önünde kalbimden yüzüme yansıyan şeylere bakınca savrulmak istesemde, yapamıyorum.Çünkü;hayata karşı olan zorunluluğum beni daha çok yıpratıyor.Öyle nadan gecelerden geldim ki ben.Öyle yalnız.Hikâyemi hiç unutmadım.Sadece artık iki de bir hatırlayıp beni o sarsıcı hüzün içine almasından yoruldum.Ve tozlu rafların arasına kaldırdım.Taa ki gelip biri sayfaları açana kadar.. “Bütün kızların vardı kavgalı olduğu bir babası. Ve hepsi bütün o kavgalardan sonra dönüp dolaşıp yine barışmışlardı babalarıyla. Birbirlerini anlamış, her şeyi affetmiş, eski günlere dönmüşlerdi. Çünkü bir kızın kalbi her zaman babasına aitti. Babanın kalbi de kızına. Benim hiç kalbim olmadı…”

#pillibebek / kızım.


FACEBOOK YORUMLARI


Tipsy Channel üzerinden yorum yapmak için oturum açmanız gerekmektedir.